Perde I
Muasır Medeniyet: Şeyh Sait ayağa kalsın!
Şeyh Sait:(Kahvesini yudumladıktan sonra) Artık bana müsade beyler.
Muasır Olmayan Medeniyet: Sg.
Şeyh Sait: Efendim?
Muasır Olmayan Medeniyet: Selametle git kardeşim.
Muasır Medeniyet: Türkün Hitleri?
Muasır Olmayan Medeniyet: Tamam.
Muasır Medeniyet: Türkün Nietzschesi?
Muasır Olmayan Medeniyet: Olur, olur.
Muasır Medeniyet: Türkün Amentüsü ?
Muasır Olmayan Medeniyet: Hazır.
Muasır Medeniyet: Dini istismar?
Muasır Olmayan Medeniyet: Ohoooo oh o kum gibi.
Muasır Medeniyet: Alır mısınız? Alırsınız, alırsınız.
(Garson masaya paketi bırakır.)
Muasır Medeniyet: Küba purosu. Koministler moministler ama iyi puro yapıyo namussuzlar.
Tevfik Paşa: Bıraksaydınız Kazım Paşa İslam'a en büyük hizmeti edebilirdi.
Muasır Medeniyet: Ne yani asmayalım da besleyelim mi? Hem sizin seviyenize inmeyeceğim.
Muasır Olmayan Medeniyet: Biz çıkarız efendim biz çıkarız.
Perde II
Hamalı Bir Genç:
Bir pazartesi gecesi çıkıp gelseydi, Kapitalizmin tüm putları yıkırdı mesela.
Bırak Afganistan'da Kur'an yakılmasını
Nato'nun bir iti kalıyor muydu bakalım Ortadoğu'da?
İşte o zaman Esed'in suratındaki ifadeyi görmek isterdim.
Ya Rasulallah sen gittin gideli,
Acayip yorgunum, çok da gribim.
Perde III
Gazzeli Bir Genç:
Mazlum olduk,
Zalim olmaktan iyidir ama,
Zulmede dur demedik, diyemedik.
Kim bilir,
İlk fırsatını bulduğumuz an belki biz de zalim oluruz.
Ya Rasulallah sen gittin gideli,
Acayip yorgunum, çok da garibim.
Perde IV
Muasır Medeniyet: O bir mürteci, mürteci!
(Gülüşmeler)
Muasır Olmayan Medeniyet: Biliyoruz efendim biliyoruz.
(Gülüşmeler)
Muasır Medeniyet: Zalim olmaktan iyidir ama..
Muasır Olmayan Medeniyet: Aman efendim! İroninin de bokunu çıkartmayın.
(Gülüşmeler)
Muasır Olmayan Medeniyet: Bu arada puro var mı efendim?
Muasır Medeniyet: Sende iyi alıştın ha.
İstasyona5kala
Bir harf kalabalığı.
2 Nisan 2012 Pazartesi
23 Mart 2012 Cuma
Zeytin Uzatılan Düşmanın Son Dalı
Klaket.
La yemişim hiyerarşisini.
Baksana üzerime geliyorlar,
hadi oğlum saldır dali.
Köpek, dağlar ve kadın.
Essahtan bu salvador deli.
Satır satır sinsin,
Ateş atlar sinsin.
Newroz geldi yine
Zerdüştler sinsin.
Türkler atlar sinsin
Kürtler atlar sinsin
Ateş söner sinsin
E bırakında sönsün.
Ateş söndü sinsin
Ulan zerdüşt sensin
Akan kanlar sinsin
La bırakın da dinsin.
La yemişim hiyerarşisini.
Baksana üzerime geliyorlar,
hadi oğlum saldır dali.
Köpek, dağlar ve kadın.
Essahtan bu salvador deli.
Satır satır sinsin,
Ateş atlar sinsin.
Newroz geldi yine
Zerdüştler sinsin.
Türkler atlar sinsin
Kürtler atlar sinsin
Ateş söner sinsin
E bırakında sönsün.
Ateş söndü sinsin
Ulan zerdüşt sensin
Akan kanlar sinsin
La bırakın da dinsin.
22 Mart 2012 Perşembe
Minimalist Dualar
Çok hızlı oluyor herşey. Yetişemiyorum.
Aramızda üçyüz kilometre var.
-Nefes nefeseyim.
-Daha dün yanımdaydın.
Oturdum istasyonda bi banka. Gelen her trenden senin inişini hayal ettim. Sağa sola şaşkın bakışmalarını, göz göze gelmemizi, benim ayağa kalkmamı ve valizini elinden düşürüşünü.
Evet antiklişeciyim ama bu gün,
biraz daha az.
Sence ne olabilir ki?
İmkansız biraz zamanımı alırdı eskiden. Çünkü artık yaşlandım galiba. Olmuyor. Birşeyler sinmiyor. Heralde üçyüz kilometre daha gideceğim.
Sana beyaz çok yakışıyor. Artık farklı istasyonlarda farklı montlar giymelisin. Galiba inadı bırakıp söylemek gerek:
"Montun beyazı en çok sana yakışıyor."
Avuttum kendimi.
Haklı olarak,
Yoksa inan çıldırabilirdim.
Tamam, tamam!
Sensin.
Benim suçlu, evet!
Aylin, biraz daha konuşursan Allah ya sana verecek ya bana.
N'olur bırak da azap çeksin vicdanım.
-Masum göstersene bana.
Al yine yine avuttum kendimi
Durduracak değilim.
Yorgun ve bitkin üçyüz kilometre,
Alırım Allah büyüktür elbet.
Aramızda üçyüz kilometre var.
-Nefes nefeseyim.
-Daha dün yanımdaydın.
Oturdum istasyonda bi banka. Gelen her trenden senin inişini hayal ettim. Sağa sola şaşkın bakışmalarını, göz göze gelmemizi, benim ayağa kalkmamı ve valizini elinden düşürüşünü.
Evet antiklişeciyim ama bu gün,
biraz daha az.
Sence ne olabilir ki?
İmkansız biraz zamanımı alırdı eskiden. Çünkü artık yaşlandım galiba. Olmuyor. Birşeyler sinmiyor. Heralde üçyüz kilometre daha gideceğim.
Sana beyaz çok yakışıyor. Artık farklı istasyonlarda farklı montlar giymelisin. Galiba inadı bırakıp söylemek gerek:
"Montun beyazı en çok sana yakışıyor."
Avuttum kendimi.
Haklı olarak,
Yoksa inan çıldırabilirdim.
Tamam, tamam!
Sensin.
Benim suçlu, evet!
Aylin, biraz daha konuşursan Allah ya sana verecek ya bana.
N'olur bırak da azap çeksin vicdanım.
-Masum göstersene bana.
Al yine yine avuttum kendimi
Durduracak değilim.
Yorgun ve bitkin üçyüz kilometre,
Alırım Allah büyüktür elbet.
21 Mart 2012 Çarşamba
Dava - Adam - Hayat
Hayatın ancak bir gaye, bir ülkü, bir amaç ve bir dava doğrultusunda gerçek değerini bulması umulabilir. Anlık hazlara dayanan bir yaşamın bize gerçek huzuru sağlaması düşünülemez.
Kanımca bize gerçek huzuru sağlayacak gayeler ise yeri geldiğinde uğrunda hayatların, rahatların feda edildiği; acıların ve çilelerin çekilebildiği gayeler, davalardır.
Bu milletin amaçsızlığını kendine derd edinenlerden olan ve bence büyük bir davanın müdavimi olan bir büyük zat-ı muhteremin şu :
" ...Kar kış demez irkilmez, üzülmez, acı duymaz.
Mevsim bütün ömrünce ılık gölgeli bir yaz...
En sarp uçurumlar gelip etrafını sarsa,
Ay batsa güneş sönse, ufuklar da kararsa,
Gökler yıkılıp çökse , yolundan yine dönmez. " şiiri sanıyorum ki bu dava, gaye (ya da bu anlamı ihtiva eden bilumum kelimeler) konusundaki arayışımızda bizlere gerçek bir dava adamı profili çizecek ve kendisiyle hayatımızı şekillendireceğimiz bir gayemizin olmasını sağlayarak hayatımızı "gerçekten yaşanmış ve değerli" kılacaktır sanıyorum.
20 Mart 2012 Salı
ÖSEYEMESEDEBENYERİM
Bir andı sanki. Silik, rüya gibi biraz.. Camı açtığımda ilk karşılaştığım egzoz kokusuydu. Çünkü otoyollar egzoz kokar.
Herhangi bir ruh halinin olmadığını düşün, boşluktasın sanki -ve boşluk sonsuzluktur anımsa- . Bir ana sığmıştı tüm gördüklerim. Gördüklerimi uzun süre de görsem benim için değişen birşey yoktu değil mi?
Ve yalnızdın gerçekten de, çok mutlu olmayı düşlesen de. Hayal ettim ardından; beni arabalarıyla rahatsız eden insanlar kim, nereye gidiyorlar, neden gidiyorlar? Onlar beni bilmiyorlardı ama ben onların hayatlarını kurgulamaya çalışıyordum. Çok garip..
Her sabah bankanın dibinde önünde bir tartı ve bir kola şişesi su bulunan adam yerinde olmadığında bile endişeleniyordum. Dediklerimi anlamanı beklemiyordum. Çünkü bunları yalnızca ben yaşıyordum. Bu sana son elvedam ve ilk merhabam olacak..
Kırılmanı istemem, ben yola çıkıyorum, sen kendine iyi bak.
Bu arada çok saçma bu yazı.
Herhangi bir ruh halinin olmadığını düşün, boşluktasın sanki -ve boşluk sonsuzluktur anımsa- . Bir ana sığmıştı tüm gördüklerim. Gördüklerimi uzun süre de görsem benim için değişen birşey yoktu değil mi?
Ve yalnızdın gerçekten de, çok mutlu olmayı düşlesen de. Hayal ettim ardından; beni arabalarıyla rahatsız eden insanlar kim, nereye gidiyorlar, neden gidiyorlar? Onlar beni bilmiyorlardı ama ben onların hayatlarını kurgulamaya çalışıyordum. Çok garip..
Her sabah bankanın dibinde önünde bir tartı ve bir kola şişesi su bulunan adam yerinde olmadığında bile endişeleniyordum. Dediklerimi anlamanı beklemiyordum. Çünkü bunları yalnızca ben yaşıyordum. Bu sana son elvedam ve ilk merhabam olacak..
Kırılmanı istemem, ben yola çıkıyorum, sen kendine iyi bak.
Bu arada çok saçma bu yazı.
10 Mart 2012 Cumartesi
Yağmur Yağsın Yine, Hüzünleneyim
________________________________________________________
Yarım kalmış bir sevdanın hazin öyküsünü yazmaktayım. Ellerim hala titriyor. Yüreğim biraz puslu. Evet nereden başlasam bilmiyorum diye başlarlar ya hani, işte ben de öyle başlıyorum. Bilmiyorum.. Biliyorum ama susmaktayım. Bu hazin öyküye mutlu bir son aramaktayım ama olamıyor. Nefes alır gibiyim, gerçi o da biraz acıtıyor.
Umutlarım patlıyor!
"Bir erkeğin hayatında ses etmeyip pes ettiği anlar vardır." Bu anları anlamaktayım. Ve yine buruk ritimler tutan kalbime inat hala seni sevdiğimi zannetmekteyim.
Ama gideyim. Gideyim de bir adı olsun bu sessiz vedanın. O an ılık bir rüzgar essin içime. Üşüyeyim sanki titrercesine.Yağmur yağsın yine, hüzünleneyim. Bulutlar boşalsın gözlerim dolsun. Ne seni özlesin hasretim, ne de beni közlesin kasvetin. Uğrunda ölünce içeceksem şehadet şerbetin, sana tek bir söz düşer; afiyet olsun.
Olsun. Solsun. Yeter ki senin canın sağolsun. Fakat asilce bir veda olsun. Ve dağ olsun yangınlarım. Donsun umutlarım. Yine olsun. Yine solsun.
Anladım. Anladım olamayacak. Öyleyse olmayacak bütün dualara gelsin; amin. V'elhamdülillah.
________________________________________________________
18 Şubat 2012 Cumartesi
Galiba Gitmem Gerek

Ziyaretin kısası makbuldü elbet. Saat on iki gibiydi. İçim kararmaya başlarken güneş zirvesine ulaşmakta ısrarlıydı. Biraz soğuktu. Bir yandan bastığım karların çığlığını hissederken diğer yandan mezar taşlarını okuyarak ilerliyordum. Geriliyordum elbet. Sorular soruyordum ama hep ölümlü cevaplar alıyordum. Galiba gitmem gerek.
___
Kafama düşüp eriyen kar taneleri, havanın soğumasıyla saçımı dondurmuştu. Ağzımdan çıkışını zevkle seyrettiğim nefesimi kaybeden soğuk havaya ısınıyordum. Önceki gün bir arkadaşımla arayı açmıştım. Ondan soğumuştum. Üşüyordum. Kaygan yolda birbirine çarpmak üzere olan iki aracı gördüm. Kazaya bıraktığım namazlarımın arttığını hatırladım. Eve geldim. İlk yaptığım şey hissetmekte zorluk çektiğim parmaklarımı soba borusuna yapıştırmak oldu. Öyle ki; borunun sıcaklığını da hissetmiyordum.Sızlayarak ısınmaya başladılar.Üzerimden sobaya düşen her damla o hoş sesi fısıldıyordu kulaklarıma. Henüz odada başka bir ses mevcut değildi. Sonra birisinin bana 'geldik' diye seslendiğini duydum. Gözümü açtığımda otobüsün durduğunu fark ettim. Otobüsten inen en son yolcu olmuştum. Yorgundum. Eve vardığımda kısa bir karşılamanın ardından kalorifere sırtımı yasladım. Öylece uyuya kalmışım...
10 Şubat 2012 Cuma
Düşmana Uzatılan Son Zeytin Dalı
-Boya kapağının açılışına hoşgeldiniz.
-Yakından piksellidir hayat az geri çık.
-Ne yani dilsizin yanında konuşmuyor musun ?
-Boşver diyene verilecek cevabımız yoktur.
-Pepinonuz hiç öldü mü acaba ?
-Haydarpaşa'dan kalkan tren son...
- Peki siz Ruslar Çeçenistan'a girerken ayakbastı parası ödediniz mi ?
-Bir iki üçler yaşasın Türkler.
Bilet al
Mehmede kalem al
Kitap bak
Test bak
Ygs turkce
1195627490
-Yakından piksellidir hayat az geri çık.
-Ne yani dilsizin yanında konuşmuyor musun ?
-Boşver diyene verilecek cevabımız yoktur.
-Pepinonuz hiç öldü mü acaba ?
-Haydarpaşa'dan kalkan tren son...
- Peki siz Ruslar Çeçenistan'a girerken ayakbastı parası ödediniz mi ?
-Bir iki üçler yaşasın Türkler.
Bilet al
Mehmede kalem al
Kitap bak
Test bak
Ygs turkce
1195627490
5 Şubat 2012 Pazar
Tek Başına Çölde 'Aslan' Avına Çıkan Hamza Nerde ?
'Bir Türk, bir Arap, bir Fars, bir Kazak, bir Acem, bir Kürt, bir Filistinli, bir Azeri, bir Arnavut, bir Afgan, bir Özbek, bir Cezayirli, bir Faslı , bir Katar, bir Mısırlı, bir Suud, bir Çerkes ve bir Somalili hikaye bu ya akşam yemeği için lokantaya gitmişler. Garson gelmiş ve "Efendim hoşgeldiniz, ne yersiniz?" demiş. Bizimkiler de "Gerek yok kardeşim biz birbirimizi yeriz." demişler.'
Evet. Fıkra mıkra.
Dün Filistin'de El Fetih'le Hamas.
Bugün Hama'da kabuk bağlamış yaramız.
Bak Hakkari'de yine azdı terör.
Dua müminin silahı,
Ateş etti bak yine bir kafir.
Tüm müslümanları lâyıkıyla,
Temsil etti Hizbullah'ın intihar bombacısı.
Yürüdük cadde boyu,
Ellerde pankart dillerde slogan.
Kahrettik yine akşam akşam emperyalizme.
Allah belasını versindi İsraili'in.
Lanet olsundu Avrupaya.
Sahi müslüman müslümanı öldürünce şehit olur muydu anne ?
Ne gerek var böyle şeylere.
Mesela tsunamiye yahut Çinlilerin cenin yemesine.
Yahudilerin fosfor bombalarına ne gerek var ?
Elin Amerikasının nükleer füzelerine.
Bizim Muaviye'miz, Yezid'imiz, Esed'imiz varken.
Evet. Fıkra mıkra.
Dün Filistin'de El Fetih'le Hamas.
Bugün Hama'da kabuk bağlamış yaramız.
Bak Hakkari'de yine azdı terör.
Dua müminin silahı,
Ateş etti bak yine bir kafir.
Tüm müslümanları lâyıkıyla,
Temsil etti Hizbullah'ın intihar bombacısı.
Yürüdük cadde boyu,
Ellerde pankart dillerde slogan.
Kahrettik yine akşam akşam emperyalizme.
Allah belasını versindi İsraili'in.
Lanet olsundu Avrupaya.
Sahi müslüman müslümanı öldürünce şehit olur muydu anne ?
Ne gerek var böyle şeylere.
Mesela tsunamiye yahut Çinlilerin cenin yemesine.
Yahudilerin fosfor bombalarına ne gerek var ?
Elin Amerikasının nükleer füzelerine.
Bizim Muaviye'miz, Yezid'imiz, Esed'imiz varken.
4 Şubat 2012 Cumartesi
Dün gece bir katliam yapıldı ve biz buna karşı çıkıyoruz!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
